Join for FREE | Take the Tour Lost Password?

deviantART

 

Devious Journal Entry

Journal Entry: Fri Dec 11, 2009, 9:56 AM
  • Mood: Tired
  • Listening to: Michael Jackson - Billy Jean
  • Reading: Murathan Mungan - Eldivenler, hikayeler
  • Playing: with my legs
  • Eating: wind
  • Drinking: rain
Bazı insanlar var. Ne teşekkür ederler ne de onlara teşekkür edildiğinde "rica ederim" vb. derler. Konuşmaktan mı acizler? Anlamadım.

"DENİZ, OTOBÜS & MİNİBÜS MACERALARINDA"
:P

Bugün ilginç bir olay yaşandı otobüste! Şaşırdım gerçekten. Belki ben öyle yorumladım ama neyse, anlatayım.
Bir kadın bindi otobüse, kendisi başörtülü. (belirtme amacımı anlarsınız birazdan) Otobüste birkaç boş koltuk var.Özellikle kendisi gibi bir başörtülünün yanına oturdu.
"Belki ben öyle yorumladım" dedim.
Aradan zaman geçti, bir kadın daha bindi. Yine boş yerler var, o da gitti başörtülü bir kadının yanına oturdu. Anlamadım nedir bu. Başörtüsüzler namussuz mu oldu ki şimdi? Sıçarım ha böyle işe!!


"Yurdum toplu taşıtlarında cep telefonu, gazete ve kitap ..."

Otobüste mesaj yazıyorum ki doğal bir şey bu, yanımdaki bakıyor ne yazıyorum diye. Ne bu merak a. k.
Gazete okumayı, kitabın sayfalarına göz gezdirmeyi anladım da ne bu şimdi! Tv'deki televoleli, behlüllü mehlüllü özel hayatlar yetmiyor insanlara herhalde. Daha canlısı olsun istiyorlar!

"Çelişkili hayatlar..."

-Sigara içenler neden kendi dumanlarından rahatsız olurlar?

-Sigara içenler, parmaklarında kalan o kokuyu neden yok etmeye çalışırlar?

-Yemekteyiz programından nefret eden insanların niye gözleri kayar tv'de o program varken ?

-Niye insanlar "ben o renkten nefret ederim" dedikten kısa bir süre sonra o renkler içinde görülür?

-Niye insanlar 1. sınıftan itibaren Türkçe dersi gördükleri halde "de" leri "mısın, musun"ları birleşik yazarlar?

-Neden ben o kadar antidepresanı kullanıyorken hala bu kadar sinirliyim?
...

Aslında gün içinde aklıma birçok şey geliyor, bazen not almaktan ben sıkılıyorum, yoruluyorum. Uzun zamandır not almamışım. Bu kez çok fazla bir şey yazamadım ve pek eğlenceli olmadı bu curnal. Neyse.
Hayalkırıklığı yok değil mi?
Gittim.

FEATURE TIME

Journal Entry: Tue Nov 24, 2009, 11:59 AM
  • Mood: Cheerful
  • Listening to: TanrInIn Elleri - Cem Adrian


Kanatlarında
buldum
kendimi.
Onlar
da
benim
kadar
kırılgandılar.




Minibüsler Tezi

Journal Entry: Fri Nov 13, 2009, 9:28 AM
  • Mood: Cheerful
  • Listening to: Long Train Runnin' - Doobie Brothers
  • Reading: "Pamela or virtue rewarded"
Curnal yazmayı ne kadar özlediğimi anlatamam! Zaman bulamadım yazmaya, bilgisayarın başına 5 dakikadan fazla geçmemişimdir. Neyse. Başlıyoruuzz.

...

Şunu düşündüm kaç gün önce; otobüslerle ilgili bir "tez" yazayım ben. Gün içinde o kadar çok malzeme çıkıyor ki herbirini hatırlayamıyorum. Bu yüzden not ediyorum olayları hep. :D


Otobüs ve minibüslerde yer kapma saldırısı var. Yol boyunca rahat gidebilmek için yolcularla savaş vermek gerekiyor. İneceğim minibüsten, daha ben oturduğum koltuğun alanından çıkmadan, insanlar yerime oturmaya çalışıyor yahu, saldırıyorlar resmen. İlk kez görülen bir koltuk ne de olsa, değil mi? Koşacak tabii minibüsün bir ucundan öbür ucuna. Minibüsler arası koşu yarışması. Bu kez başka birisi kalkıyor koltuğundan, ben de ayaktayım ama boşalan koltuğun çok yakınındayım. Hani ben otururum diye düşünüyorum. Taa nereden geliyor kadın, pat konuyor koltuğa. Gel de kafasını, ayağınla ezme. Olacak iş mi?

Minibüsçülerin çok fena uyuz olduğum özelliklerinden biri, minibüsçünün herhangi bir yerde duru.p dakikalarca korna çalmasıdır. Mal mal insanların yüzlerine bakarlar. Utanmasalar bağıracaklar taa karşı kaldırımdakilere: "Abla/abi bincen mi?"
"Sana mı?!!!" diyesim geliyor hep.
Ulan, binmek isteyen sen korna çalı.p çalmasan da, kıçını yırtı.p yırtmasan da binecektir. Niye hala anlamak istemiyorsun ki. Israrla basıyorsun kornaya.Bineceğim varsa da binmiyorum ulan, binmiyorumm!!
Ama geçtiğimiz günlerde ne oldu bilin bakalım! Minibüse binmek için bekliyorum ve minibüsler önümden patır patır geçiyorlar hiç durmadan. Hatta o hiç çevirmedikleri suratlarıyla dönü.p bakmıyorlar bile bu kez. "Aman tanrım, bir tanesi durdu!" diyerek tam koşuyorum minibüse, adam "1 kişi" diyor parmağını göstererek. O "1" senin g.tüne girsin lütfen!

...

Bu seferlik bu kadar. Hadi ö.püyorumm. :kiss:

Her sey...

Journal Entry: Thu Oct 15, 2009, 4:26 AM
  • Mood: Tired
Uzun zamandır yazamıyordum. Hasret kaldım curnal yazmaya.
Evet, başlayalım! Yine otobüs maceralarım var.

Bunlar başıma hep Taksim'de geliyor, nedendir bilinmez. Saat 12 olmamış henüz!
Halk otobüsüne bindik yine, 110 numara, "Öğrenci" dedim.
"Akbilin var mı?" dedi. Akbilim olsa zaten basardım geçerdim, senin yanına gelmezdim değil mi? Akıl, mantık...
"Yok."
"Öyleyse tam parası alıyoruz."
"Ne alaka, saat 12'yi geçmedi. Akbilim varsa zaten kullanırım, ne diye para vereyim ki!"
"Öyle."
"Hayret bir şeysiniz. Sürekli yeni şeyler çıkartıyorsunuz, kafanızdan uyduruyorsunuz. Hani gece tarifesini anladım da... Bıktım sizle tartışmaktan."
"..."


Mantıksızlığa bakar mısınız? Canımızı sıktı. Saatlerce konuşmadan Kadıköy'e döndük. Tadımız kaçtı anlayacağınız.
...


Şehir dışındaydım tatildeyken, sonra İstanbul'a gelince sudan çıkmış balığa döndüm. Bütün kızların ayaklarında botlar, çizmeler... Hava da öyle güzel ki...
Aval aval baktım öyle. Bu sıcakta bot mu giyilir yahu? Elbette sürü sepet dalga geçtim. Bir eğlendim ki sormayın. :D
...


Tatildeyken sürekli şunu sorguladım: insanlar denizdeyken birbirlerini neden ıslatma sevdasına düşerler? Zaten ıslaktır, suyun içindeyken insan, ne diye ıslatırsın ki insanı? "0-5 yaş grubu..." diyeceğim ama koca koca adamlar, kadınlar yapıyor bunları.
...


Bir de şu laf atma olayından gına geldi artık. Öğğğğ...
"Kısa ama idare eder."
Laf yerken bile en zayıf noktamdan vuruluyorum. Hadi laf atmayı anladım, artık kabullendim de fakat niye insanı komplekse sürüklüyorsun ki? Hayret bir şey!!
...


Not: Bilgisayarım bozuk! Uuuhh! Can sıkıcı...
Yazın çektiğim fotoğraflar cd içinde duruyor ve ben okulun laboratuvarındaki photoshopta bir şeyler yapmaya çalışıyorum. :D
Öyleyse,
kusura bakmayın cevaplarımı geç veriyorum, teşekkürlerimi sunamıyorum.

Herkese güzel günler...

Dip dip dip...

Journal Entry: Thu Jul 23, 2009, 7:34 AM
  • Mood: Sunny Mood
Dip dip
dip
dibine kadar Deep
Purple!
Konser harikaydı, şaraba batmış bir şekilde bağıra çağıra eğlendim.

Bazı şeylerden bahsedeceğim. Konser sonrası bir yerlerde oturduktan sonra eve gidelim dedik, sabaha otobüsüm var çünkü. Şu özel halk otobüsleri yok mu mavili yeşilli, heh işte onlara bindik. Muavin Beyle aramızda geçen dialoğu anlatıyorum:
- 3 öğrenci
- Bu saatte öğrenci geçmez
- Ne alaka?
- Öyle
_ Sabah öğrenciyim de akşam öğretmen mi oluyorum? Saçmalığa bak.

Otobüsteki herkes eğlendi bu sözle, koptular yani.
Adam devam etti, yok kural böyle yok bilmem ne!
Mantık demek ki şöyle;
" Hey! Öğrenciler! Sabahın köründe kalkı.p okulunuza gidin, öğrencilik geçiyorken gidin otobüsle. Akşam eğlenmeye hakkınız yok. Yok ben eğlencem, derseniz parasını fazla fazla ödersiniz."

Yani 1 liranın hesabında değilim. Sadece böyle bir saçmalığın karşısında sessiz kalamadım. O ne ya! "Öğrenci geçmez bu saatte"
Ne demek bu ya! O.puluk yapmaya çıkmadım, neyle cezalandırıyorsunuz insanı yahu!

Neyse sabah zor bela kalktım, otobüse yetiştim. Arabalı vapurda bir çocuk vardı, yere düşen pet şişe kapağına tam ayağıyla vuracakken, benden heyecanlı bir halde şu sözler çıktı: "Sakın denize atmaa!"
Çocuk kırıldı, bozuldu, yerin dibine girdi. Sonra düşündüm ve çok üzüldüm. Yanına gidi.p bana kırılı.p kırılmadığını sordum, aslında ona kızmadığımı falan anlattım. Ama bu vicdanımın rahatlamasına pek yardımcı olmadı.
Demek ki;

Bazen heyecanımı kontrol edemeyi.p bazı güçlü tepkiler veriyorum. Sonra ortada bir şey yokken bile büyük bir pişmanlıkla kendimi bükü.p katlayı.p içimdeki gizli kutulara saklıyorum.
Orada hayat bambaşka: her daim fırtınalı, çoğu zaman sağanak yağmurlu.
O durgun berrak deniz, karanlık bir canavara dönüşüyor ama öyle bildiğiniz canavarlar gibi değil.
O sadece normal boyutları aşı.p kendiyle savaşıyor dev dalgaları ile.
Sonra yorgunlukla yıkanmış bir halde kıyıya vuruyor.


Features





Shoutboard



Journal History

Do I have to say "Thank you" for all the faves and comments ? 

51%
138 deviants said No,you haven't.Because we know that you would thank us .
49%
134 deviants said Yes,you have.Because you have to respect your watchers.

Shoutbox

=themacx:iconthemacx:
pıhğ
Fri Dec 11, 2009, 12:10 PM
~SuKelimeleri:iconSuKelimeleri:
:hug:
Tue Nov 24, 2009, 12:14 PM
~qionda:iconqionda:
Heey :D
Thu Oct 15, 2009, 4:34 AM
~NIKON-AJ:iconNIKON-AJ:
Have a Great Day Deniz
Thu Jul 23, 2009, 7:50 AM
*ahmetturqut:iconahmetturqut:
:Aww:
Sat Jul 11, 2009, 11:18 AM
~achein:iconachein:
(:
Fri Jun 19, 2009, 1:27 AM
=scott2753:iconscott2753:
:love::smooch:
Thu Jun 18, 2009, 5:39 PM
~ellisandee:iconellisandee:
:hug: :kiss:
Mon Jun 15, 2009, 1:08 PM
~gizem600andme:icongizem600andme:
:rose:
Sat Jun 13, 2009, 12:02 AM
=fal-name:iconfal-name:
:cuddle::date:
Fri Jun 12, 2009, 9:52 PM

Forum

There are no threads yet!

Site Map